Müslüman Ülkelerde Doğal Afetler

DİNİ SOHBET DOĞAL AFETLER, MÜSLÜMAN ÜLKELER

Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı, Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı, Ve insan: “Ona ne oluyor?” dediği zaman.  O gün yer, bütün haberlerini anlatır.  Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.  O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır.  Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir. (Zilzal Suresi)

Doğal afetler :

Artan sayıda doğal felaket, kıyamet günü geldiğine dair haberleri gösteriyor. Laharlar, Volkanik püskürmeler, Taşkınlar, Limnic püskürmeler, Siklonik fırtınalar, Blizzardlar, Kuraklıklar, Siklonik fırtınalar, Dolu fırtınası, Isı dalgaları, Tornadolar, orman yangınları vb. Gibi doğal afetler insanlığın kontrolünde değildir ve bu nedenle onlar tarafından kontrol edilemez. Özellikle depremler insanlık için büyük kayıplara neden olmuş ve haber vermeden beklenmedik bir şekilde vurabilirler. Yer kabuğundaki bir sallanma milyonlarca hayatı mahvedebilir ve aynı zamanda ekonomik kayıplar verebilir. Yeryüzü depremlerinin büyüklüğü değişir ve depremlerin yoğunluğunu değiştirir. Bilimsel dilde, depremlerin birlikte biriken ve yer kabuğunun deşarj ettiği jeolojik hataların nedeni olduğunu söyleyebiliriz.

Doğal afetlerle ilgili Kur’an ayetleri :

Bu dünyada hiç kimse dayanabileceğinden fazla yüke sahip değil. Allah, Müslümanlara göre insanı kendisine vermiştir; Adam sınanmak için burada. İçinde bulunduğu koşulları değiştirerek farklı şekillerde Allah tarafından denenir. Jeolojik, iklimsel değişimler, Allah’ın hükümler günü için planının bir parçasıdır, böylece tüm insanlık olabilir. Dünya sona erecek ve yargılama günü için insanlık toplanacaktı. İslam’da depremlerin nedenlerini açıklayan ayetler şunlardır:

“Diyelim: Allah’ın ihanetinin sizi aniden mi yoksa açık bir şekilde mi devretmesi gerektiğini, herhangi bir haksız insanın yok edileceğini mi düşündünüz?” 6:47

 Bu, Rabbinin ülkeleri onların halkı habersiz iken, yani onları uyarmadan haksız yere helak edici olmamasından ileri gelmektedir.” 6: 131

Senin Rabbin, halkları iyi ve ıslahatçı iken, o memleketleri haksız yere helak edecek değildir..”

İşte ülkeler (ve onların halkları), zulme saptıkları zaman onları yıkıma uğrattık; ve yıkımları için de bir buluşma zamanı tesbit ettik.” 18.59 

Biz kendilerinden önce, nice kuşakları yıkıma uğrattık da onlar feryat ettiler; ancak (artık) kurtulma zamanı değildi.” 38: 3 

Hem Nuh´tan sonra nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını bilmek ve görmekte Rabbin yeter. ”17:17 

Bu nedenle, bu tür doğal afetlerin etkisi altında kalan aşırı koşulları aşan kötülüktür. Allah, doğru yolda olanları cezalandırmaz. Sadece Müslüman olmayan ülkelerin değil, Müslüman ülkelerin de doğal afetlerin etkisinde kalması oldukça endişe verici. 2004’te Endonezya’da Tsunami 110.000’den fazla kişi öldürdü, Pakistan depremi yaklaşık 80000 kişiyi öldürdü. Son depremler, dünyada büyük bir felakete yol açan Şili toprak Depremini içermektedir. Kutsal Kur’an’a göre, doğal afetler insanlık için örnek teşkil etme biçimleridir. Bu haksız ve kötü insanlar için bir cezadır. Kuran’da dediği gibi:

İşte biz, onların her birini kendi günahıyla yakalayıverdik. Böylece onlardan kiminin üstüne taş fırtınası gönderdik, kimini şiddetli bir çığlık sarıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmedici değildi, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı”. 29:40

Allah, dürüst olanları doğal afetlerden kurtarır. Kuran’da dediği gibi:

“O zaman habercilerimizi ve inananları (eskisi gibi) koruyacağız. İnançları kurtarmak bize karşıdır. ”

Müslüman ülkelerdeki doğal afetlerin nedeni :

Müslümanlar da doğal afetlerin etkisi altına giriyor. Müslüman ülkelerdeki artan doğal afetler oldukça şok edicidir ve Müslümanlardan, yapmamaları gereken hatalar yapmış olmaları ve hatalarını tövbe etmeleri gerektiği gerçeğiyle yüzleşmelerini ister. Mezhepler ve gruplardaki bölünme, Müslümanların zayıf inancının temel nedenidir. Bu, Müslümanların tüm dünyada karşılaştığı sorunların ana nedenidir. Kuran’da dediği gibi:

Sakın kendilerine açık deliller geldikten sonra ayrılık çıkarıp anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın! Onlara büyük bir azap vardır..” 3: 105

Müslümanlar İslam yolundan saptılar. Kendilerine Müslüman diyorlar, ancak gerçek inananlar değiller. Kuran’da dediği gibi:

Gerçekten Biz, içinde bir hidayet, bir nur bulunan Tevrat´ı indirdik. Kendilerini Allah´a teslim etmiş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Bir de Allah dostları ve ilim adamları da Allah´ın kitabını muhafaza etmekle görevli olmaları ve üzerine şahit olmaları dolayısıyla onunla hüküm verirlerdi. Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin! Ey hakimler, her kim Allah´ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse, onlar hep kafirlerdir..” 5: 44

Müslümanların ve Müslüman olmayanların yaptıkları işler, doğal afetlerin yıkımı altına giriyor. Kendimize yardım edene kadar ya da hiç kimse içine girdiğimiz sorunlardan bize yardım edemez:

13:11 “…… ..Allah, bir insanın durumunu kendi koşullarını değiştirene kadar değiştirmez…”

Updated: 14 Mart 2019 — 13:37

1 Comment

Add a Comment
  1. Allah razı olsun..unuttuğumuz gercekleri hatirlattiniz. sayenizde tefekkurumuz arttı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir